Kayıtlar

RUHUN TEKRAR EDEN DERSLERİ-Neden Hep Aynı İnsanlarla Aynı Sınavları Yaşıyorum?

Neden Hep Aynı İnsanlarla Aynı Sınavları Yaşıyorum? Ruhun Tekrar Eden Dersleri Hayatına dikkatle baktığında şunu fark etmiş olabilirsin: İsimler değişiyor, yüzler değişiyor ama yaşanan duygular neredeyse hep aynı kalıyor. Birinde anlaşılmıyorsun, diğerinde değersiz hissediyorsun, bir başkasında yine terk edilme korkusu tetikleniyor. İnsan bazen soruyor: “Ben neden hep aynı insanlara denk geliyorum?” Aslında soru şu olmalı: “Hayat bana hangi dersi tekrar tekrar hatırlatıyor?” Ruh Tekrar Ederek Öğretir Ruh, bir konuyu anlamadığında onu kapatmaz. Tam tersine, farklı kişilerle, farklı sahnelerde ama aynı duyguyla yeniden önüne getirir. Çünkü ruh için önemli olan kimle yaşadığın değil, kendinle neyi fark ettiğindir. Bu yüzden aynı tema farklı yüzlerle gelir. Tekrar Eden Sınavların Kaynağı Bu döngülerin temelinde genelde üç şey yatar: Bilinçaltı İnançlar “Ben sevilmeye layık değilim.” “Beni kimse gerçekten seçmez.” “Ben hep yük olurum.” Bu inançlar fark edilmedikçe, hay...

KALPTEN KALBE:DUA GERÇEKTEN NASIL ŞİFA OLUR?

Kalpten Kalbe: Dua Gerçekten Nasıl Şifa Olur? Söz Değil, Hal Olan Dua Dua çoğu zaman kelimelerle yapılan bir çağrı gibi görülür. Oysa gerçek dua, kelimeden önce kalpte başlar. Dilin söylediğini kalp taşımıyorsa, dua sadece ses olur. Ama kalp konuşuyorsa, kelimeye bile gerek kalmaz. Dua; kulun Yaradan’la kurduğu en saf bağdır. Bir istekten öte, bir yakınlıktır. Bir talep değil, bir yöneliştir. Kalpten kalbe akan bir hâl. Dua Bir Frekanstır Her duygu bir titreşimdir. Korku daraltır, umut genişletir. Şükür yükseltir, teslimiyet yumuşatır. Dua ettiğinde kalp bir frekansa girer. Bu frekans; – güven, – teslimiyet, – sevgi – ve yakınlık hâlidir. Kalp bu hâle girdiğinde beden rahatlar, zihin susar, ruh genişler. Şifa tam da burada başlar. Kalp Merkezli Dua ile Zihin Merkezli Dua Arasındaki Fark Zihin merkezli dua: “Olmasını istiyorum.” Kalp merkezli dua: “Olana razıyım, Sana güveniyorum.” Zihin talep eder. Kalp teslim eder. Şifa, talepte değil; teslimiyette başlar....

HUZURLU OLMAK-HAYATIN DEĞİL KALBİN SAKİNLEŞMESİ

  Huzurlu Olmak Hayatın Değil, Kalbin Sakinleşmesi İnsan çoğu zaman huzuru dışarıda arar. Her şey yolunda olsun, kimse üzmesin, şartlar değişsin, sorunlar çözülsün ister. Ama huzur, şartlar düzeldiğinde gelen bir misafir değildir. Huzur, kalbin Yaradan’la olan bağını hatırladığı anda yerleşir. Huzurlu olmak; her şeyin yolunda olması değil, yolunda olmayanlara rağmen kalbin yerinde kalabilmesidir. Huzur Nedir, Ne Değildir? Huzur; hiç üzülmemek, hiç kırılmamak, hiç zorlanmamak değildir. Huzur; üzülürken dağılmamak, kırılırken sertleşmemek, zorlanırken Yaradan’dan kopmamaktır. Huzur, duyguların yokluğu değil; duyguların içinden geçerken merkeze dönebilmektir. İnsan Neden Huzurunu Kaybeder? Huzur en çok şu anlarda kaybolur: Geçmişte takılı kalındığında Gelecek korkuyla düşünüldüğünde Kontrol etmeye çalışıldığında Kıyas yapıldığında Olması gerekene direnildiğinde Aslında huzur kaçmaz; zihin kalpten uzaklaştığında sessizce geri çekilir. Huzur Bir Güven Halid...