Kayıtlar

Şubat, 2026 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

KUANTUM DOLANIKLIK VE RAMAZAN-AYRI DEĞİLSEK SORUMLUYUZ

  Kuantum Dolanıklık ve Ramazan Ayrı Değilsek, Sorumluyuz Kuantum fiziğinde “dolanıklık” (entanglement) adı verilen bir olgu vardır. İki parçacık bir kez etkileşime girdiğinde, aralarındaki mesafe ne olursa olsun aralarında bir korelasyon devam eder. Biri ölçüldüğünde, diğerinin durumu da bağlantılı şekilde belirlenir. Bu durum bize şunu gösterir: Evren, sandığımız kadar parçalı değildir. Bilim bunu matematikle anlatır. Tasavvuf ise asırlardır başka bir kelimeyle söyler: Birlik. Görünürde Ayrı, Derinde Bağlı Biz kendimizi ayrı bedenler olarak algılarız. Ama aynı atmosferi solur, aynı güneşten ısınır, aynı bilinç alanının içinde yaşarız. Ramazan ayında milyonlarca insan aynı niyetle oruç tutar. Aynı vakitlerde iftar eder. Aynı saatlerde ellerini açar. Bu sadece bireysel ibadet değildir. Bu, kolektif bir bilinç senkronizasyonudur. Kuantum dolanıklıkta olduğu gibi, aynı niyete giren kalpler arasında görünmeyen bir bağ oluşur. Oruç ve Alan Değişimi Oruç yalnızca be...

TESLİMİYET GERÇEKTEN NE DEMEK-KONTROL ETMEKTEN GÜVENE GEÇMENİN HİKMETİ

  Teslimiyet Gerçekten Ne Demek? Kontrol Etmekten Güvene Geçmenin Hikmeti Teslimiyet kelimesi çoğu zaman yanlış anlaşılır. Bazıları teslim olmayı vazgeçmek, pes etmek ya da hiçbir şey yapmadan beklemek sanır. Oysa gerçek teslimiyet, bırakmak değil; emanet etmektir. Teslimiyet; insanın elinden gelen gayreti gösterdikten sonra, sonucunu zorlamayı bırakıp kalbini Yaradan’ın hikmetine yaslamasıdır. Yani teslimiyet, edilgen bir bekleyiş değil; bilinçli bir güvendir. İnsan zihni kontrol etmek ister. Çünkü kontrol, ona güven hissi verir. Her şeyi planlamak, hesaplamak, sonucu belirlemek ister. Fakat hayatın akışı, insanın planlarından çok daha geniştir. İşte teslimiyet, bu noktada başlar: İnsan kendi sınırlı bakışını fark ettiğinde. Teslimiyet, “Ben artık uğraşmıyorum” demek değildir. Tam tersine, “Ben gayretimi yaptım, şimdi sonucu zorlamıyorum” diyebilmektir. Çünkü bazı kapılar çabayla değil, uyumla açılır. Hayatta en çok yorulduğumuz yerler, en çok kontrol etmeye çalıştı...

FARKINDALIK VE TEKRAR EDEN DÖNGÜLERDEN ARINMA

  Farkındalık ve Tekrar Eden Döngülerden Arınma Aynı Yerden Düşmemek İçin Uyanmak Hayat bazen bize aynı sahneleri farklı oyuncularla tekrar tekrar yaşatır. Mekânlar değişir, insanlar değişir ama hisler çoğu zaman aynıdır. Bir ilişkide görülmediğimizi hissederiz, başka bir ilişkide yine değersiz. Bir ortamda anlaşılmadığımızı düşünürüz, başka bir yerde yine yok sayıldığımızı… Ve bir gün içimizden şu soru çıkar: “Ben neden hep aynı şeyleri yaşıyorum?” İşte bu soru, farkındalığın kapısını aralar. Tekrar eden döngüler, hayatın bizi cezalandırması değil; ruhun bize gönderdiği bir hatırlatmadır. Çünkü insan anlamadığı dersi kapatamaz. Ruh öğrenene kadar, aynı temayı farklı suretlerle önüne getirir. Bu bir kader değil, bir çağrıdır. Farkındalık, olanı inkâr etmeden, suçlamadan, kaçmadan görebilmektir. “Hep onlar yüzünden” demek yerine “Bu bende neyi gösteriyor?” diye sorabildiğimiz an, döngü çözülmeye başlar. Çünkü fark edilen şey artık bilinçsizce tekrar etmez. Çoğu zaman döngül...