Kayıtlar

İLAHİ UYUM YASASI

  İlahi Uyum Yasası Her Şey Zamanında, Yerinde ve Yaradan’ın Hikmetiyle Olur İnsan çoğu zaman hayatındaki düzensizlikleri, gecikmeleri, kırılmaları, hızlanmaları ya da duraksamaları “tesadüf” gibi görür. Oysa derin bir hakikat vardır: Kâinatta hiçbir şey rastgele değildir. Her nefes, her karşılaşma, her kayıp, her kavuşma bir ilahi düzenin içindedir. Bu düzene “İlahi Uyum Yasası” denir. Yani hayat, Yaradan’ın kurduğu kusursuz bir ritimle akar. Biz bazen bu ritme uyumlanır, bazen ritmin dışına çıkarız. Uyumlandığımızda huzur, kopuk kaldığımızda ise sıkışma yaşarız. İlahi Uyum Nedir? İlahi uyum, hayatın akışında olan her şeyin üstünde bir düzen olduğuna inanmak, kendi planımızı Yaradan’ın planıyla hizalamaktır. Bu yasa bize şunu öğretir: Olan her şey vaktinde olur, olmayan her şey daha hayırlısı için geciktirilir. İlahi uyum; karşı koymamak, akışı okumak, sezgiyle yol almak, ve en önemlisi Yaradan’ın zamanlamasına güvenmektir. Biz Ne Zaman Uyum Dışına Çıkarı...

YARGILAMAK Mİ,TAKDİR ETMEK Mİ?

  **Yargılamak mı, Takdir Etmek mi? Ruhun Sessiz Tercihi** Hayatımız boyunca sayısız insanla karşılaşıyoruz. Kimi yanımızdan sessizce geçiyor, kimi hayatımıza dokunuyor, kimi ise sadece bir anlık duygumuzu tetikliyor. Fakat tüm bu karşılaşmaların ortasında fark etmeden yaptığımız bir şey var: Ya yargılıyoruz… ya da takdir ediyoruz. Bu iki tutum, yalnızca karşımızdaki kişiyi değil, aslında kendimizi de anlatıyor. Yargılamak: Zihnin Dar Kapısı Yargılamak çoğu zaman bir refleks gibidir. Birinin davranışına, kararına, görünüşüne veya hayat seçimlerine kendi filtremizden bakar ve çok hızlı bir sonuç üretiriz. Ama yargı, sandığımız gibi “karşıdaki” hakkında değildir. Aslında o, bizim iç dünyamızın bir yansımasıdır. Yargıladığımız yer, çoğu zaman kendi içimizde yarım kalan bir tarafın sesidir. Birini eleştirdiğimizde, çoğu zaman aslında kendimizde görmek istemediğimiz bir yanla karşılaşırız. Hızlı hüküm vermek ise zihnimizin güvenlik duvarıdır; bilinmezlikten kaçmanın yo...